Posts

Tarihi Zeyrek

Image
Bir tarih yatıyor bu yerlerde. Fatih'i, Üsküdar'ı bu yüzden çok seviyorum belki de. Her adım başı bir türbe, klise, mescit, medrese, cami bulmak mümkün. Hatta görmemek içten bile değil. Bizde epey oldu gideli, Zeyrek'te bir arkadaşın evini gezdik. Ev derken hani normal kullanılan değil tabi. Hatırla Sevgili dizi setine kiraya verilmiş, biraz dokunsan şuanda sanki üzerine yıkılacak gibi bir yer. Evden manzaralarını çektiğim bu fotoğraflar bence İstanbul özlemi olanların bu ihtiyacını giderecek, ve İstanbul'u keşfetme merakını cezbedecek türden. Yıkılmak üzere olan evlerde yaşanmışlık olması ve halen yaşanıyor olması bana fevkalade cazip geliyor. Hani o süper lüks evlerin soğuk minimalist tarzının yanında son derece sıcak bir havası var kabul etmek gerekir. Her ne kadar eşya fazlalığına alerjim olsa da, minimalizme bayılsam da ananeci yapımdan dolayı sanırım bu kültürel ev tarzından kopamam. Bekleyelim ve görelim diyip konuyu değiştiriyorum. Yani bu kadar fotoğrafı çekmi...

Anneler Günü

Image
Tarih 10 Mayıs 2009 , yani anneler günü... Ne zamandır yapmak istediğim peynirini reçelini götür, simidi ordan al otur şeklindeki kahvltıyı yapacak bir yer buldum. Çengelköy /Çınaraltı.. Fakat biz bulup yola çıkıncaya ve trafikte oraya varıncaya kadar çok zaman geçtiğinden dolmuş taşmış bu güzide yer. Biz de umutsuzca elimizde piknik sepetimiz başka yerlere gitmeyi düşünürken İskele Meydanındaki Cafe' de de aynı usülün uygulanabildiğini gördük ve oturduk... Çok güzel bir gündü... Akif Eren koştu, dolaştı ve denizi seyretti... Çok seviyordu zaten içine atlamaması için zor tuttuk. Sonra biraz yürüdük ve bu esnada objektifime yakalananlar... Ortasında ve sol kenarında yazan yazı dikkatinizi çekmiştir eminim. Pisipisi çok sorulan ve merakla beklenen birşey demekki Akif Eren dev akvaryum içinde yüzen balıkların yanından ayrılmak istemedi. Kokoreç satanlar, her türlü satıcılar ve sıcağın güneşin vurmasıyla yaptığı etkiye dayanamayan bir köpeciğin ilk bulduğu gölgeye yol kenarı da olsa ...

Oğluma...

Bakıyorum da ardından zamânın... Ne kadar çok büyümüşsün yavrum. Sadece yattığın yerde uyuyan sen, emeklemeye ve ardından yürüyüp, koşmalara başladın. Ben çalışmaya başladığımdan beri daha sorumluluk sahibi bir birey oldun. Daha anlamlandı bakışların, sözlerimizi anladığını belli ettin, anlamadığında da "neee!" dedin. Söylemekten hiç bıkmadık "seni seviyorum"u... Sen de sevgini sarılarak, öpücükler vererek ve gülücükler dağıtarak belli etmekten hoşlanır oldun. İnsanları nasıl olurlarsa olsun yadırgamamayı öğrendin daha küçücükken. Elinden tuttun özürlü çocukların. Parkta oynamaya, koşmaya, yeni yerlerde kendi becerilerini göstermeye, zıplamaya, seninle yerlerde yuvarlanılmasına, özgüvenini artıcı davranışlar sergilememize, kitap okumaya, parmak boyasına, çizimler yapmaya, arabalarla oynamaya, kulaklığı takıp kendi bestelerini yapmaya ve beraberinde şarkı söylemelere, babanın sana yemek yedirmesine, annenin arabaya bindirmesine, babanen ile köpeklere bakmaya, anneann...

Rahatlık metaryalleri

Image
Bu kırlentler, kahvenizi elinize alıp köşenize kuruldunuzda, en yakın dostunuzla muhabbet ederken siz rahat rahat keyfinize bakın diye belinizi kavrayacak yegane güzelliklerdir bence. Bahar da geldi madem, odalarımızda çiçek açsın değil mi? Bu güzel kırlentleri yapan ve fotoğraflayan casapinka ' ya teşekkürler...

Yine Banyolar

Image
Geri dönüşüm de banyo tanıtımıyla olacak. Bu fotoğrafları nereden aldığımı unutacak kadar çok olmuş yeni yazı yayınlamayalı. Ama bu arada bir Afyon ve Denizli gezisi üstüne de bir çok iş sığdırınca uzak kaldım haliyle ... Bu banyo kullanım itibari ile acelesi olan iki ev arkadaşını çağrıştırdı bana. Her ne kadar kırmızı benim için renk unsurunun vazgeçilmez parçası olsa da banyoda değil. Fakat göz alıcı olduğu konusunda sanırım hepimiz aynı fikirde olacağız. Bu da eski aterilerden kalma joistickleri değerlendirmenin başka yolu gibi duruyor. Bence son derece de işlevsel.

Görünmez Kaza

Image
Evet uzun zamandır pek yazamıyordum. İşte sebebi... Uzun zamandır yazamıyorum dedim ya ne kadar olduğunu da bilemedim birden. Oğlum ufak yaramazlığının bedelini başındaki yekpare dikişle ödedi... Gelelim kaza nasıl ve nerede oldu? Ben bizim kurumda toplantı halindeyken yukardan bir ağlama sesi ile irkildim, fakat bazı öğrencilerimizin de ağladığını bildiğim için çok da üzerime alınmadım ama biraz kulak kabartınca kulakları yırtan sesin Akif Eren beye ait olduğunu anladım. Hemen buz kompresi, biraz kanı durdurma çabası ile kendimizi en yakın sağlık ocağına attık, fakat orada da dikiş atılamadığından pansuman yapıp bizi bir hastaneye yönlendirdiler.. Evet kanama durmuştu ve Akif Eren biraz sakinleşmişti ama yakında olduğunu zannettiğimiz hastaneyi bulamadık!, diğer hastaneyi ararken 5 trafik kazasından kıl payı kurtulduk ve yakında olduğunu hatırladığımız başla bir hastaneye 100 metre mesafe varken benzinimiz bitti. Yani araba tek şeritlik ve yandaki yolların kullanılamadığı ve üste...

Hoşgeldin minik insan!

Haftasonunu sevgili arkadaşlarımız ama önce uzaktan akrabalarımız olan Özlem Ve Hakan ağabey'in yanında, İzmit/ Değirmendere'de geçirdik. Yeni doğan bebekleri Buğlem'in çok çok güzel bir yaşam sürmesini diliyorum. Ve Nergis ile Volkan'a da bizi çok sevecenlikle ağırladıkları için de teşekkürü borç bilirim... (Volkan ile Hakan ağabey kardeşler bu arada) Ha bir de unutmamam gerekir ki; gönüllerimizin nasıl olduğunu bilemediğimiz şekilde birleştiği, ilk görüştüğümüz zamandan itibaren çok az görüşebiliyor olmamıza rağmen çok güzel muhabbet bağı kurduğumuz Zuhal'ciğim var. Sağolsun yumuşacık kalpli ve kendisinin söylediğinin tam aksi bence sabır abidesi bir insan... Zuhal ve eşi Yücel' e de sevgilerimi gönderiyorum. Daha önce yazımda bahsettiğim bu ŞİRİN köpek de bir aydır kayıpmış. Gerçekten üzüldük gebeymiş de kaybolduğunda umarım yavrularına birşey olmaz. Ana yüreği dayanmıyor işte... Tatil kasabasının andıran bir yer olan ve gidenlerin kesinlikle huzur bulduğu De...