Posts

Dedem

Yazarken bile daha anlamlı geldi bu kelime.. Dedem! Yakın zamanda; "küçükken neden dedemi severdim?" diye düşündüm. İndim çocukluğuma... Dedem severdi beni, gezdirirdi. Bakkal dükkanı vardı. Bir sürü ıvır zıvır verirdi, gönderirdi de... Yakışıklı adam dedem. Atatürk gibi, ama uzunu. Mavi gözlü... Hani derler ya; "filinta gibi" işte öyle benim dedem. Anneanneciğimi kızdırmaya bayılır, o kızınca gevrek gevrek güler. Biz de güleriz, ama görseniz siz de gülersiniz. Keh keh keh keh diye kahkaha atar. Gülünür... Çok prensiplidir. Ayak, sadece tırnak kesileceği zaman ellenir ve akabinde yıkanır. Sonrasında asla ellenmez! Hele bir görsün! o yumuşacık adam gider, derin bakışlı ve keskin sözlü adam gelir. Dışardan geldiği anda; kıyafetlerini çıkarır, yatağın üzerine serer ama düzgünce. Ev kıyafeti ayrıdır, onları giyer. Havlusu ayrıdır, eşininki ile karışmasın diye düğme dikilidir ve ipte asılacağı yer bile bellidir. Yüzünü havluya silmez, çünkü kurutma makinesi ile k...

Haramiiiiiiiii...........

Image
Kaç gündür yazmadım. Bu sefer bilerek. Kalbimde sevgi baloncukları, midemde kelebekler... Bildiğin sevgi pıtırcığıyım... Çok mutluyum çoook. Gelelim sebeb-i saadetime... Artık ben bir Harami adayıyım. Çok mutluyum. Uzun zamandır fotoğraf sanatı ile ilgileniyordum. Bunu az-çok biliyorsunuz. Takip ettiğim sitelerin içinde dolaşıp duruyordum. Eğitim için içime en elveren yer Ali baba'nın yeri; yani Mağara oldu. Bunda sevgili Ayça 'nın önemi büyük. Çünkü çok başarılı bir fotoğrafçı ve yaratıcı bir karakteri olduğunu gözlemliyorum. Özgün olması beni en çok cezbeden yönü oldu. Bir de öğrendim ki aynı gün Ayça 'nın da Atölyesi varmış.. Bak sen  Allah'ın işine... Hemen gittim durur muyum. Baştan temel fotoğrafçılık eğitimine öğleden akşama kadar da Doğum Fotoğrafçılı Atölyesi'ne girdim. Bambaşka bir kapı açıldı zihnime. Başka dünya,başka insanlar... Bayılırım başka hayatları gözlemlemeye. Yeni yerler ve insanlar tanımaya.. Geçen cumartesi gittim Mağaraya. Dizaynına ...

Spor Niçin gerekli?

Image
Hepimiz biliriz yani, sporun ne için gerekli olduğunu. Biliriz yani, sağlığımız için gerekli olduğunu, zayıf ve formda kalmaya yardımcı olduğunu, sıkılaştırğını, dikleştirdiğini, uzattığını ama ben diğer boyutundan bahsedeceğim. Relaxlaştırdığından.... Benim günüm; ekseriyetle, oğlumun beni ve kardeşini uyandırması ile saat 07:00 a.m başlar. Eğer oğlumun okul günü değilse kahvaltı evde yapılacak demektir ve pek fazla yemeğe düşkün olmadığından, akşam fazla yememiş hayli acıkmış durumdadır.Eğer ben O'na kahvaltı hazırlamakta gecikirsem, mutfağı karıştırmak sureti ile, ıvır zıvır şeyler; ya da bir meyve bulup atıştırır ve karnını doyurmuş olur. Ama bu doğru değildir. Çünkü gelişmekte olan bir yavrunun yumurtasını, tahin helvasını, bazen reçelini, peynir ve zeytinini yemesi gerekmektedir. Bu arada yanından 1 metre (altını çizdim sevgili okur, ciddiyim) bile uzaklaşsam, ciyaklayan bir bebeğe daha sahibim. Ağabeyinin kahvaltısını hazırlama aşamasında o da mutfak tezgahındaki yer...

Yolda Kalan Araba....

Bir kadının arabası yolda kalırsa ne olur? Birkaç gün önce arkadaşımla gittiğim bir yerden dönüyordum. Eve çok yakın olan bir yerde ışıklarda beklerken; birden araba titredi ve durdu! İnanamadım... Çalıştırma çabalarım tamamen nafileydi. Hiç bir koşulda çalışmıyordu. Oğlumu okuldan almaya az kalmıştı ve kızım da hayli huysuzlanmıştı. Arkamda araçlar birikmişti. Hepsinin stresi ile tekrar tekrar denesemde, her seferinde sonuç hüsrandı. Buraya kadar zaten hayli trajik bir hikaye okudunuz. Peki sonra nasıl olmuş olabilir???? a) Birileri gelip; yardımcı olup olamayacağını sorar. b) Yardım çağırana kadar beklersiniz. c) Hakaret yersiniz. Şimdi bunlardan maaaaalesef üçüncüsü ile karşı karşıya kaldım. "Kadındır, ne yapsa acemidir" düşüncesi güden Türk erkeğinden, bolca küfür yedim. Gelen geçen herkes bana uzuuun korna eşliğinde küfretti. Yok yok şaka değil yazdıklarım. Tamamen gerçek... O soğuk havada, arabada çocuğu ile sağda ışıklarda bekleme yapabilecek embesillikte o...

Mutlu Bayramlar

Herkese mutlu huzurlu ve eski tadında bir bayram diliyorum...

Doktor randevumuz

Hani yolda gördüğümüz bazı insanlar vardır. Bazen modanın dışında kalmış bir gömlek, bir kolye takmışlardır. Hadi kandırmayalım birbirimizi de onlar için "bu ne yaa!!" falan dediğimizi itiraf edelim. Yani "bunlar kaldı mı?" deriz ya, öyle birisi çıktı karşıma bugün. Dedim ya; yolda görsem nasıl giyinmiş, falan diye düşünürdüm ama son derece donanımlı, kendini geliştirmiş, medeni, mütevazi ve uygar. Biraz dobra tavrı beni etkiledi. Düşündüğünü tabiri caizse "pat!" diye söyleyen insanları çok severim.işte o kişi oğlumla kızımın çocuk doktoru olarak karşıma çıktı.... Neden böyle başladım bilmiyorum ama bir klişe söz vardır ya; "olgun başaklar boynunu eğer" diye, pek doğru. Üniversite hayatımda da böyle insanlarla tanıştım. Ya insan devlet bursuyla İngilterede eğitim görür, Türkiye'nin en iyi üni.lerinden birinde okuduktan sonra çok iyi bir üni.de yard. doç.luk yapar da yıllar evvelki öğrencilerini bile arayıp hal hatır sorar mı? Neyse konuya...

Autoshow 2010 İstanbul

Image
 Bu sene ki araba fuarı ile ilgili yazmaya fırsatım olmamıştı. Bilenler bilir, araba tutkunuyumdur. Araba çeşitlerini, motor hacimlerini, kaç yapabildiklerini vs. ilgilenirim... Spor araba da severim ama seç deseler; en kocaman araba hangisi ise onu seçerim. Ve karartma camlı tabi ki, bayan şöför olduğum anlaşılmasın diye:)))) Ama herşeyden farklı olarak bu sene ekeltrikli arabaların çokluğu dikkatimi çekti. Geleceğe dair hayallerimi yol kenarlarındaki benzin istasyonlarının azalıp, batarya şarj duraklarının çoğalacağı detayları süsledi. Böylece uzun yolculuklarda da hybrit arabalar tercih edilecek. Hem küresel gelişim için kimyasal gaz salınımını azaltmak gerekli. Bu tip aile arabaları; çocuklu anne şöförlerin, "hah! tam da ihtiyacım olan şey" diyeceği bir detay çalışması olmuş. Türkiye pazarı araba konusunda iyi bir pazar olduğu için; yeni modelleri sergileme konusunda cömert davranan üretici firmalar; özel üretim araçların satışı konusunda da hiç zorluk yaşamıyorlar... ...