Posts

Showing posts from February, 2012

Gamze'li anne Gamze...

Çok değil, bundan 6-7 ay kadar evveldi, koltuk altımdan gelen bir ağrının 10-15 gün kadar sürmesinin ardından  ; koltukaltımda bir kitle farkettim. Farkettiğim anda aklımdan geçenleri size anlatsam, anlatamazdım. Nasıl ifade edilebilirdi ki... İki evladımı nereye ve kime emanet edeceğimden tutun da, eşimin ne hale geleceği, anne-babamın nasıl hayatına devam edeceği vs vs... Doktorda soluğu almam sadece 1 saatimi aldı. Gözleri şiş şekilde bir muayene ve tahliller. Sonuçları doktora götürmem ve cevabı bekleme sürem toplamda 2 saatti.  Ama o iki saatin nasıl geçtiğini anne olanlar anlayabilir sadece... Sonuç temizdi ve emzirmeye bağlı olarak, süt bezlerinin mikrop kapmasından kaynaklanıyordu. Doktora mı teşekkür etmeliydim. Eşime mi sarılmalıydım. Çocuklarımı mı kucaklamalıydım.... Allah'a şükretmek en iyisi...
O gün yaşadığımı, iki gün önce Gamze'yi okurken tekrar hissettim. Ama malesef O'nun ki gerçekti.... Hıçkırıklarım içimde sel olmuştu. Hangimizin olmadı ki. Bir sessiz …

çocuk avuntusu

Ben kafası karışmış bir anne oldum. Ne yapacağımı, nasıl yapacağımı bilemez oldum. Hayatımı planlamaya dair sorun yaşadığımı farkettim.Gerçi bunu farkedeli hayli oldu ama; çözüme de gidemiyormuşum.

Sanırım günlük, "kafama nasıl eserse" modundan çıkmam gerekiyor. Boşuna dememişler spor insanı zinde tutar diye. İki haftadır yapmaya başladığım spor, beni sağlıklı düşünmeye itmiş bile...

Ama benim önemli bir sorunum şudur ki, iki çocukla nasıl aktivite yapacağımı bilmiyor olmam. Oğlum 4,5 yaşında ve anaokuluna gittiği için çok da üzerine düşmüyorum. Kızım da 2 yaşında. Onunla da gündelik işleri birlikte yapıyoruz. Mesela her yemeği neredeyse beraber yaparız. Ama ben ikisini aynı anda oyun oynatamamaktan şikayetçiyim. Ama şikayetçi olduğum, kendimin ta kendisidir.
Ne cümleydi be!
Mesela boyama yapmaya kalksak oğlumla, kızım bir dakika durmadığı gibi, ağbeyinin elinde ne varsa alıyor. Oğlum da oynayamadığından, basıyor yaygarayı. İkisi de sürekli, diğerinin elindekini istiyorlar.

Hipotermi.... E kar uyuşması işte :)

Image
Merhabalar,
En son yazımda yazdan kalma kareler paylaşmışım. Ne kadar fark var. Biri iç ısıtıyor, biri de donduruyor.
Çocukluğumuza gittik bu hafta İstanbul'da.

Hazır, Seksenler diye bir dizi de yayınlanmaya başlamışken; hangimiz eskileri yâd etmiyoruz ki?
"Çocukluğumuzda fakir değildik ama yokluk vardı." diyor Gani Müjde.
Çok da doğru. Soba bizi birleştiren bir şeymiş. Şimdi herkes ayrı odada vakit geçirirken, bireyselleştik.

Çocuklukta kar macerası olmayan akranım yoktur. (bu arada yaşım 7 senedir 23:))) )
Şimdilerde natioanal geographic kanalında yengeç avı gibi belgeselleri seyrederken çok fazla duyduğum hipotermi kelimesinin anlamını, ancak çocukluğumda kartopu savaşından, tüm üstüm sırıl sıklam eve gelip; sobanın başına geçtiğimde yaşadığım o uyuşma hissi ile tarif edebilirim size.

Arkadaşların getirdikleri çamaşır leğenlerinin içine stoklanan kartopları, ekseriyetle kızlarla erkeklerin gruplaşmasıyla birbirimize atılırdı itina ile.. Biri de ıskalananları toplardı…