Posts

Kitap

Bu aralar malumunuz biraz karışık günler içerisindeyim. Sebebi yeni doğum yapmış olmam ve buna alışabilmem değil. Ama oğlumun bu duruma adaptasyonu ve kendi işlerimi ve ev işlerini bu duruma uyarlama sürecimin oturmamış olmasından kaynaklanıyor. Bende dışarı çıkamama halime evden alışveriş hali eklenince, hem de Akif Eren beyin etkinliklerine yeni soluk kazandırabilme çabama bir-iki kitapla cevap bulmaya çalıştım. Efenim şöyle ki, birincisi Fiona Watt'ın kırt kırt kağıt isimli kitabı. 3 yaşından biraz büyük çocuklar için olacağını düşünüyorum. Daha ince çalışmalar için uygun. Akif Eren için biraz daha erken etkinlikler ama hepsi süper. O zamanın gelmesini sabırsızlıkla bekleyeceğiz... İkincisi her anne baba adayının, annenin ve babanın evinde kesinlikle bulunması gerektiğini düşündüğüm, tıkandığınız ve sabrınızı zorladığınız noktada devreye girecek bir kitap. Ve kitap ismi, oğlumun bana en çok yönelttiği soru; " Benimle oynar mısın Anne?!" Ali Çankırılı'ya teşekkürü ...

wish list!

Yapılacak çok şey olduğunu farkedip, bunları görmeden sürekli düşünmek zihin yorucudur malumunuz. Ben yazarak aklımdakini kolaylayangillerdenim. Mesela seyahat öncesi hazırlanacakların listesini çıkarmak, markete gitmeden evdeki ihtiyaçları buzdolabı üzerindeki magnetli not defterine yazmak, alışverişe çıkmadan ne renk ve nasıl birşeyler istediğim konusunda tespitte bulunmak. (fazlasını almayayım diye!!, yani tahmin edersiniz ki hiç alışveriş sevmem. Aaa burnuma birşeyler oluyor.) Neyse konuma dönmem icap ederse ki ediyor, Ben bu sene daha doğrusu hamileliğim sebebi ile ertelediğim şeyleri yapmaya başlamam gerektiğinin farkındayım. Mesela iş dolayısı ile ve oğluşumun genel ihtiyaçları çerçevesinde kitap okuma işlevim neredeyse sıfıra inmişti ki; şuan "anne eli değmiş gibi" olan ben bu fırsatı iyi değerlendirmeye çalışıyorum. İndigo' lar hakkında gerekli bilgiye sahip olmak için araştırmalar yapılacak ve oğlumun davranışları anlamlı hale getirilecek. Fotoğrafçılık konusund...

Ağabeylikten kaçış!

Image
Kardeşini seviyor bunu görebiliyoruz.Kucağına almak istiyor, öpüyor, sevmeye çalışıyor. Ama bizim ilgi göstermemize de tahammül edemiyebiliyor. Kolay gelsin bize. A.E: Babacımm benimle oynar mısın? Baba: oynarım oğlum. A.E: Hadi dooğru odama o zaman. A.E: Babacım ne yiyorsun? Mandalina mı yiyorsun? Baba: Evet oğlum, mandalina yiyorum. A.E: Geçmiş olsun babacım. Anne: Oğlum lütfen yanıma gelir misin? A.E: Dur bidakka annecim, önce önce önceee şimdi oyun oynuyorum annecim gelemem... Anne:!! A.E: Anne sen burdan bi yere ayrılma! Anne: peki oğlum. A.E: Ben şimdi anneannemle sulu boya yapıcam, çok meşkulüm.. Sakın rahatsız etme.. Çok yakında bu konuşmaların biri tarafından daha yapılacağını bilmek çok hoş duygu.

Oldum mu? Galiba...

Ne tuhaftır anlatacak şey çok ama başlangıç yok. Bir kız bir erkek çocuk annesi oldum. Daha pratik oldum. Annemi daha da iyi anladım, hak verdim. Yattım dinlendim. İki kardeşi eşit sevmeye gayret ettim. Yeni notbooka alışmaya çalıştım. Badire atlattım, içim sıkıldı sonra geçti. Hayat güzeldi, güzel, güzel olacak. Kızımın kokusunu içime çektim, çektim. Bunu çok özlemişim. Çaresizliğini seyrettim.Çabalamasından güç aldım. Oğlumun kendini garip hissetmesini anlamaya çalıştım. Hak verdim. Aynaya baktım, tuhaf göründüğümü farkettim. Üzüldüm, sonra geçeceğini hatırladım sevindim. Geceleri çok uyandım.Hemen uykuya daldım. Evde dingin bir hava. Sanki sinirlerimi aldırdım. Allah'ım annemin yanımda olması ne güzel nimet. İçimde süt oluyor olması ne şaşırtıcı. Bununla bir çocuğun doyması ne şahane. Artık "çocuklar nasıl?" diye sorulması enteresan... Anlatabildim mi? Mutluyum. Hisliyim. Anladım sanırım anneliği sindiriyorum. Belki de daha çok anlayacağım. Umarım anlarım. Herkes anlas...

Yeni Hayat

Image
Artık bambaşka bir hayata başladık. Hadi hayırlısı... Akif Eren bey ile prensesimiz arasında köprü kurmaya çalışmak, iki çocuk annesi olmak, nüfusumuzun kalabalıklaşması ve evdeki bu enteresan hava... Çok şey var yazılacak; hissedilen ve fakat çok yorgunum. Daha 24 saat olmadı misafirimiz geleli... Ayrıntılar daha sonra... İyi dilekleriniz için teşekkürler şimdiden...

Son Günler

Image
Merhabalar herkese, yazacak şeyler yine birikti... Öncelikle belirteyim hepinizi Reader'dan okuyorum, takip ediyorum. Ama malesef yorum yazacak vaktim olmuyor. Zira netbook ile yazı yazmak; karnım yüzünden çok ulaşılmaz bir halde şu sıralar. Başlayayım anlatmaya neler yaptım. 8 Kasım yaşgünümdü. Bir yaş daha attım vee yaklaşık beş senedir olduğu gibi hala 23'üm :)) Canım kocacığım bana ne zamandır istediğim saati almış.. Tekrar teşekkürler.. Yeni evime artık tamamen yerleştim ama malesef hala temizlik konusunda bana yardımcı olacak bir bayan bulamadım. Arayan bulur inşaallah bulacağım kısa zamanda. Yeni perdelerim ve değiştirdiğim köşe koltuğumla evim güzel oldu vesselam. Akif Eren evde olmaya biraz alıştı çok şükür, çünkü hergün evden çıkmaya ve kalabalığa alıştığından; sıkıntıdan bana sarıyordu yavrum şimdi daha sakin. Sadece ben artık ilerleyen gebeliğim yüzünden yerimden bile kalkarken zorlandığım için Caillue, Arthur, Tarçın gibi çizgi filmlere alıştık malesef:(( Malesef ...

ortaya karışık

Taşınma işlerini hallettik, bebeğe dair neredeyse herşey bitti derkeeeeen, Aniden bastıran bir öksürük krizi ile erken doğum yapacağım sandım. Ihlamurlar, greyfurt suları, pekmezler, bal şerbetleri sayesinde ben iyileştim şükür ama bu sefer de canım oğluşum hafif öksürmeye başladı. Ona normal zamanda içine pekmez koyarak; bak anneciğim çay diyerek içirdiğim ıhlamuru bile içmedi. Ve malesef ateş mevcut. Bende Ayça 'nın da geçende belirttiği yazısını tekrar okuyarak ve annemin biz hastalanınca bize uyguladığı yöntemlerle ateşi düşürmeye çalışıyorum. Allah'tan ne şart altında olursa olsun banyo yapmak en büyük zevki ve terapisi olduğu için hemen küvet doldu. İçine sirke döküldü. Başta titreyerek de olsa oyuncaklarla oynarken hem ateşi düştü, hemde keyfi yerine geldi. Hâlâ tam iyileşmiş değiliz. Dualarınızı bekleriz.... Size güzel şeyler yazacağım ama fırsat olmadı inanın.