Posts

Dekoratif Kutular

Image
Şimdi çok moda biliyorsunuz. Her yerde çeşitli renkte ve kalitede bulabileceğimiz kutular. Ama bu kutuları nasıl kullandığımız da önemli... Ben yemek odasındaki gümüşlüğün içine konulan bardak tabaktan pek hoşlanmam mesela. Salon takımım da modern tarzda. Minimalizmi de sevdiğim için; bardaklarımı şık bir hamle ile kutulara koyup gümüşlüğe yerleştirdim. Annem her ne kadar bu da ne kızım, gel şuraya dantel açalım dediyse de direttim ve gençler tarafından da çok olumlu eleştiriler aldım. Belki sizin evinizde de ortada çok yer işgal eden ve koyacak yeriniz olmadığı için oraya buraya sıkıştırdığınız şeyleri koymaya bir fikir verir diye ümit ederek yazdım ... Sevgili ihtiyar heyetim, beni mazur görün ama ben o kutuları seviyorum... Elif Ö. ZORCAN

Tatlı Misafirler...

Image
Sabahtan gelen arkadaşım Gülcihan ile çok güzel bir gün geçirdik. fotoğraflarını koyacağım. Akşam yemeğimizin. ARMUT KÖFTELER: Malzemeler: 8 adet küçük boy taze patlıcan 1 adet tavuk göğsü (rondodan geçirilmiş) 1 adet haşlanmış patates 1 adet yumurta 2 dilim bayat ekmek içi tuz, karabiber Küçük patlıcanlar sapları kalacak şekilde soyulur ve tuzlu suda acısı çıkıncaya kadar bekletilir. Bu arada küçük bir tencereye sıvıyağ konulur. (bütün olarak kızartılacağı için küçük ve taze olması önemli) Patlıcanlar kızartılır ve ayrı bir yere alınıp soğumaya bırakılır. Tavuk göğsü rondodan geçirilerek kıyma haline getirilir.Haşlanmış patates rendelenerek tavuğun içine eklenir. Bayat ekmek içi ıslatılıp sıkılır ve karışımın içine ufalanır. Yumurta, tuz ve karabiber eklenip yoğururulur. Elimizi hafif ıslatarak karışımdan patlıcanın etrafını saracak kadar bir parça alınır sonra patlıcanın etrafına güzelce kaplanır. Bütün patlıcanlara aynı işlem uygulandıktan sonra tekrar kızartılır. En son servisten ö...

Ramazan öncesi son gezimiz...

Image
Ramazan öncesi çıktığımız son gezi de cuma akşamı İzmit/Değirmendere'deki eşimin halasının evine gittik. İstanbul'da bulamadığımız çim bahçelerde Akif Eren beyin rahat rahat oynayacağını hayal ederken beyefendi çimlerden huylandı. Ellerini çime değdirecek diye ödü patladı. Deniz kenarında kumlardan da huylanmıştı zaten ama bu kadarını düşünmemiştik. Ama top oynamaktan da vazgeçemedi. Asel kardeşi(2) ile çok güzel oynadılar sonunda... Tabii Şirini unutmamak lazım. O da bu tatlı evin köpeği. Ama ismi gayet uymuş bu taze anneye.Tam 8 bebeği olmuş şirinin daha 4 hafta önce... Şirinin yemek yerken elimizden yiyecekleri almasından Akif Eren bey de nasibini aldı. İlkin epey korktu ama sonra alıştı oğlum bu duruma. Burada eniştemizin arka tarafa ektiği domates salatalık cherry domateslerden topladıktan sonra keyifle İzmit ayağını bitirdik gezimizin. Vee Adapazarı/Ali Fuat Paşa'ya gittik. Asiye-Veysel çiftinin ailelerinin evlerine gittik. Veysel'in babası Mustafa Amca ağaçlarına...

Bayram telaşesi

Image
Bir bayram koşturmacası yine Sabah erkenden(5:30) kalkıp havaalanına gidip o kalabalığı görünce gözlerimize inanamadık. İçeri girebilmek için bile uzayan kuyruklarda sıraya girmemiz gerekiyordu. Uçağa 30 dk vardı çabuk olmalıydık. Check in işlemini online olarak yapmıştık yapmasına ama bavullar vardı ve asıl pandomima burda kopuyordu. Buradaki kuyruk içeri girerkenkinden bile fazlaydı. Uçağımızın kalkmasına az kaldığını söylediğimizde bize öncelik tanıdılar tanımasına ama ikinci güvenlik kontrolüne girmemiz gerekiyordu. O sırada "Zorcan ailesi lütfen 101 No.lu kapıya gelin" sesi havaalanında çınlıyordu. İkinci kontrol için acele etmeliydik ama sıra! Sıradakilerden izin almamızı söyledi güvenlik görevlisi. Türkler tamam ama Rus bayanın hakkını aldığımız için "Sorry Mrs. We are so sorry" (Çok üzgünüz bayan) ama acele etmeliydik.Hem de çok Vee Akif Eren babasının kucağında benim elimde kabine konulacak küçük bagaj ve 101 No.lu kapıdan geçmek için epey koşturduk. En nih...

Bayramınız kutlu olsun

Biraz şeker, biraz baklava ama en çok yüzlerde kalan gülümsemelerdir unutulmaz yapan bayramları. Yine böyle bir bayram yaşayabilmemiz ümidi ile... Eski bayramları unutulmaz yapan da sanırım o naiflikti. Mendillerin içine konan harçlıklar, kolonya kokusuna karışan şekerlemenin tatları, minik cüzdanlarda biriken bayramlıkların sayılması her defasında; sanki artarmışçasına... En çok da ayakkabılara sevinirdik. O parlak ayakkabılar tekrar tekrar giyilir bayram öncesinde ama odanın en baş köşesine konur itina ile.Taa ki o sabaa kadar... Babalar namazdan geldiğinde muhteşem bayram kahvaltısı hazır, fonda TRT Fm bayram şarkıları-türküleri, yüzlerde babanın gelmesini bekleyen o müthiş heyecan, el öpmeler, bayram harçlığı için pazarlık yapmalar ve elbette taptaze giyilmiş daha yeni kokusu üstünden gitmemiş bazen anne dikimi bazen satın alınmış bayramlıklar.... Çocuklarımızın da bu güzellikleri yaşayabileceği bayramları hepbirlikte yaşamak arzusu ile. Elif Örencik ZORCAN

Anne olmayı öğreniyorum

Sanırım ben Anne olmayı öğreniyorum. Ben O' na dünyada başına gelebilecek her türlü duruma karşı hazırlıklı olma eğitimini vermeye çalışırken, onun iyi ve erdemli bir insan olması için her türlü çabayı verirken ve her türlü fedakarlıkta bulunurken o bana bunları nasıl yapacağım konusunda çok önemli birşeyleri hatırlattı. Belki de bunları yaparken benim ne olduğumu gösterdi bana. Kim bilir en usandığımda derin bir nefesle sabır çektiğimi ciğerlerime ve canlandığımı anlattı bana göz yaşlarıyla. Belki de gece uyumadığında kendine karanlıktan korkmamayı öğretti kim bilir.. Benim bildiğim şey bana ANNE olmayı öğretirken benim aslında sadece ona yol göstermeye çalıştığım ve kendi yolunu seçerken her zaman onun arkasında olacağımdır. Canım oğlum seni her ne koşulda olursan ol hep çok seveceğim, seveceğiz....Elif A. Örencik ZORCANAnnen....

Şiir

Dilime pelesenk olmuş, benim için yaşanmışlık dolu çok yeri ve çok zamanı çağrıştıran bir şiirimin ufak bir dörtlüğü ile başlamak istedim. Bir sigara dumanındaydın, Zihnim kadar dumanlıydın. Bir nefeste tüketilemezdi sevgin; Dağıldın gittin... Elif Örencik ZORCAN