Şifahane ne demek? Neden Türkçeleştirdik.. ya da negatif anlamı olan bir kelime ile ilişkilendiren bi isim koyduk. Hayata pozitif bakmayı salık veren onca showbussines insan varken tv de; ya da Secret i tarif ede ede bitiremeyen onlarca kitap varken neden olumlama yapmaktan gittikçe uzaklaşıyoruz diye sormadan edemiyor insan. Evrene gönderilen karşılıksız Mesajlar, iletilmedi raporları, çift mavi tık görememeler mi bizi bu hale getirdi? Yoksa platonik hırslarımız ve karşılıksız zevklerimizle aldığımız geri dönülemezlikler mi? Sadece bir iki kelime değil benim dikkatimi celb eden. Karşılaştığımız onlarca insan içinde bir tanecik kibar davranış kırıntısı gözlerimizi yaşartır hale geldi. Yanınızdan geçen komşunuz size selam vermedi ama 12 derecelik açıyla başını mı eğdi. Aman Yarabbi! Ne saadet... Mesela hasbel kader birine arabayı oraya bırakmamasını mı söylediniz?! Etrafta ne kadar insan varsa kaçışmalı o anda. Çünkü hata yapanın haklı çıktığı, bi şekilde sizi hönkürme...
Yazacak o kadar şey var ki evliyken evlilik dışı ilişkiler hakkında.. Şahıslar Acun'muş, Şeyma'ymış, Ahmet ve ya Fatma farketmiyor. İnstagram'da sordum ne düşündüklerini takipçilerimin.. Tahmin ettiğiniz gibi bir çok kötü yorum geldi Şeyma Subaşı hakkında.. Ben şöyle düşünüyorum, sonra takipçilerimin yorumları hakkında belki bişeyler yazarım. Gerçekten kimsenin yaşantısı, tercihleri kimseyi ilgilendirmez. Dedikodu yapmak da kimseye bişey kazandırmayacağı gibi, o kişilerin yaptığı olaya (şayet beğenmiyorsak) pirim verdirmeye yarar. Dolayısı ile işin dedikodu kısmını bir yana bırakıp sosyolojik bir kaç tespitimi bu olay üzerinden anlatmak istiyorum... İsimleri bir yana koyarak, bir kadının aldatılmasının o kadına ne kadar değersizlik hissi vereceğini vurgulamak istiyorum. Bunu yapanın bir kadın olması; yani diğer kadını değersizlik ve aşağılanmış hissi ile başbaşa bırakanın bir kadın olması durumun en kritik noktalarından bence. Çünkü kadınlar, erkeklere göre evl...
Uzun zamandır instagram hesabım hakkında iyi şeyler düşünmüyordum. Böyle söyleyince sanki kendi hesabımı imha edecekmişim gibi falan anlaşılmış olunabilir elbette ama sadece teşhis koymak istiyorum duruma. Ben hiçbir zaman bebeklerimi, çocuklarımı, eşimi ya da kendi fotoğraflarımı paylaşmayı sevmedim. Kendime dair fotoğraflar paylaşmak tamamen benim kişisel tercihim elbette ama çocuklarımı paylaşsam zaten hayli pirim yapardım ki onların fikirlerinin gelecekte ne olacağını; isteyip istemeyeceklerini bilmediğim için fotoğraflarını paylaşmayı hakkım görmüyorum. Derseniz ki, annesisin. Senin iraden altındalar istediğin gibi takıl. İşte benim sorunum tam da burda başlıyor. Ben işte tam burda kedi inisiyatifimde olduğunu düşünülen şeylerin elimde olmadığını düşünüyorum. Paylaşım yapanlara, bunu öyle arzu edenlere hiçbir eleştiride bulunmam ve beni ilgilendirmez de zaten. Konuyu toparlamam gerekirse; son zamanlarda göze sokula sokula yapılan; ¨aynı olma-benzeme¨ durumunun hadd...
Comments